Bir mekânı çizmeden önce nasıl okuruz?

Bir mekânı çizmeden önce nasıl okuruz?
Kadraj, bir çizimin en önemli kararıdır ve kalemi eline almadan önce verilir.
Atölyeye gelen isteklerin neredeyse hepsi aynı cümleyle başlıyor: "Şurayı çizdirmek istiyorum." Ardından bir fotoğraf geliyor — çoğunlukla kapıdan çekilmiş, çoğunlukla öğlen saatinde, çoğunlukla karşıdan.
O fotoğraf bize mekânın orada olduğunu söylüyor ama nasıl çizileceğini söylemiyor. Çizim, fotoğrafın yapmadığı bir şey yapmak zorunda: seçmek. Neyi bırakacağınıza karar vermeden neyi çizeceğinize karar veremiyorsunuz.
Bu yüzden her işe, kalem hiç dokunmadan, dört soruyla başlıyoruz.
Özetle
- 1Kadraj çizimin en pahalı kararıdır; mürekkepten sonra değiştirmek işi baştan başlatır.
- 2Bir mekânı tanıdık kılan şey çoğu zaman cephenin tamamı değil, tek bir detaydır.
- 3Işık saat seçimidir: aynı bina sabah dokuzda ve öğlen ikide iki farklı binadır.
- 4Dikkat dağıtıcıları çizimden çıkarmak yalan söylemek değil, bakışı yönetmektir.
1. Bu mekânı insanlar nereden tanıyor?
Bir dükkânın tabelası ne yazarsa yazsın, mahalle onu genelde başka bir şeyle anıyor. Kırkambar Fırını'nı çizerken bunu keşifte öğrendik: karşı kaldırımda beklerken iki ayrı kişinin oraya "kemerli fırın" dediğini duyduk. Sahibi bunu bize söylememişti bile.
O andan sonra kadraj kendini kurdu. Dört basık kemer merkeze alındı, tabela küçüldü, ve çizim mahallenin zaten bildiği şeyi gösterdi.
Bu soruyu sormanın en kolay yolu, mekânın önünde yarım saat durup insanların birbirine nasıl tarif ettiğini dinlemek. Çoğu zaman sahibinin tarifiyle uyuşmuyor.

Solda teslim edilen çizim, sağda keşifte çekilen referans fotoğraf. Kemerler kadrajın merkezine alındı; tabela bilerek küçüldü.
2. Işık hangi saatte doğru?
Bir bina sabah dokuzda ve öğlen ikide aynı bina değil. Gölge yön değiştirdiğinde cephedeki her silme, her çıkma ve her tente farklı okunuyor — bazıları tamamen kayboluyor.
Kuzguncuk Kahvesi'nin uzun cephesi öğleden sonra tamamen gölgede kalıyordu ve tente düz bir şerit gibi görünüyordu. Saat on birde ise ışık tam tenteye vuruyor, altındaki iki sandalye gölgeye düşüyordu. O saati seçtik.
Keşfi tek seferde yapmıyoruz. Mümkünse aynı mekâna iki ayrı saatte gidiyoruz ve hangi saatin binayı daha çok anlattığına orada karar veriyoruz.
Bir mekânı çizmek onu kaydetmek değil; ona nereden bakılması gerektiğini söylemektir.
3. Oran nerede kırılıyor?
Her binada bir yerde oran kırılır: bir kat diğerlerinden alçaktır, bir pencere komşusuyla aynı hizada değildir, cumba ortada değil hafif sağdadır.
Bunlar hata değil, binanın kimliği. Ve çizerken düzeltmek en sık yapılan hata. Pera Apartmanı'nda ikinci kattaki kemerler yuvarlak, üçüncü kattakiler basıktı — üç gün merdivende çalıştık çünkü her pencereyi ayrı ayrı ölçmek gerekti. Hepsini yuvarlak çizmek yarım gün sürerdi ve ortaya başka bir bina çıkardı.
Keşifte bu kırılmaların nerede olduğunu işaretliyoruz. Atölyede kurşun kalemle oran etüdü çıkarırken tek baktığımız şey bunlar.
Keşifte ne yapıyoruz?
- 1
Karşı kaldırımda yarım saat
Hiçbir şey çizmeden bakıyoruz. İnsanlar mekânı nasıl tarif ediyor, kapıdan kimler giriyor, gözünüz ilk nereye gidiyor.
- 2
Oran etüdü
Kurşun kalemle, defterin sol sayfasına. Kat yükseklikleri, pencere aralıkları, kırılmalar. Güzel olması gerekmiyor, doğru olması gerekiyor.
- 3
Atmosfer etüdü
Sağ sayfaya. Gölgenin yönü, kaldırımdaki hareket, öndeki ağaç, tentenin sarkması. Hızlı ve gevşek.
- 4
Fotoğraf
En son. Fotoğraf hafıza için; kadraj kararı zaten verilmiş oluyor.
4. Neyi çizmeyeceğiz?
Her cephenin önünde çizime girmemesi gereken şeyler var: elektrik kabloları, klima dış üniteleri, park etmiş bir minibüs, kaldırıma bırakılmış çöp konteyneri.
Bunları çizimden çıkarmak mekânı olduğundan güzel göstermek için değil. Bakan gözü yönetmek için. Bir çizimde her nesne dikkat istiyor ve dikkat sınırlı; konteynerin aldığı payı tenteye vermek istiyorsunuz.
Ama sınırı da bilmek gerekiyor. Nevizade Sokağı'nda fenerleri gerçekte olduğundan büyük çizdik, çünkü akşam yedide sokağa girdiğinizde gerçekten ilk gördüğünüz şey onlar. Bu bir abartma değil, gözün yaptığı şeyin kaydı. Buna karşılık hiçbir zaman olmayan bir pencere eklemedik.
Oran etüdü kurşun kalemle çıkıyor. Mürekkebe ancak oran oturduktan sonra geçiliyor.
Kadrajı ne zaman değiştirebilirsiniz?
Mürekkebe geçmeden önce istediğiniz kadar. Mürekkep bir kere kâğıda değdikten sonra kadraj değişikliği çizimi baştan başlatmak demek — bu yüzden ara görselleri özellikle mürekkepten hemen önce gönderiyoruz.
Sonuç: çizim, karar verilmiş bir bakıştır
Bu dört soruyu sorduğunuzda elinizde bir kadraj, bir saat ve bir öncelik listesi oluyor. Asıl çizim ondan sonra teknik bir işe dönüşüyor — zor ama belirsiz değil.
Sormadan başladığımız işlerde ise şu oluyor: çizim teknik olarak doğru çıkıyor, sahibi bakıyor ve "güzel olmuş ama burası gibi durmuyor" diyor. O cümle her zaman kadraj hatasıdır.
Atölye defterine abone olun
Ayda iki yazı: yeni çizimler, teknik notlar ve eskiz atölyesi dönemleri.

